Bazı mücevherler sadece parıldar, bazıları ise fısıldar. Hazine-i Hümayun, Topkapı Sarayı’nın en kuytu köşelerinde, kuşaklar boyu saklanmış bir sırrın gün ışığına çıkış öyküsüdür. Bu kolye, Osmanlı’nın kudretini ve haremden yayılan o naif zarafeti tek bir formda mühürler.
Kilitli Kalkan Formu: Kolyenin merkezindeki bu form, sadece bir figür değil; sarsılmaz bir sadakat nişanıdır. Korunması gereken bir değeri, mühürlenmiş bir aşkı veya asaletle taşınan bir sorumluluğu simgeler.
Gece Mavisi Safirler ve Yıldız Pırlantalar: Merkeze işlenen safirlerin derin mavisi, İstanbul Boğazı’nın gece vaktindeki rengini; aralara serpilmiş pırlantalar ise o suyun üzerindeki yakamozları andırır. Bu kombinasyon, tasarıma "yaşayan bir tarih" ruhu katar.
Efsunlu Turkuaz Dokunuşlar: Zincirde yükselen turkuaz mine detayları, sarayın çinilerinden ilham alan bir renk paletidir. Bu bölümler, sert gümüş dokusunu yumuşatarak tasarıma ferahlık ve mistik bir hava katar. Altın Barok işlemeler ise bu maviliği adeta taçlandırır.
Kadim Gümüş İşçiliği: Oksitlenmiş gümüş zincir, kolyenin dün yapılmadığını, sanki asırlardır bir padişah hazinesinde bekleyip bugüne ulaşmış olduğu hissini verir. Ham ve "yaşanmışlık" kokan bu doku, modern dünyanın pürüzsüz yapaylığına bir meydan okumadır.
Eskiden hazineler saraylarda korunurdu, şimdi ise bu hazine sizin ruhunuzda hayat buluyor.
Internet Explorer tarayıcısının 9.0 ve daha eski sürümlerini desteklememekteyiz. Web sitemizi doğru görüntüleyebilmek için tarayıcınızı güncelleyebilirsiniz, güncelleyemiyorsanız başka bir tarayıcıyı ücretsiz yükleyebilirsiniz.